LADİK İLÇESİNDE BULUNAN MADENLER

 KONU :  Ladik ilçe sınırları içerisinde tespit edilen madenlerin tespiti.

 TAHLİL : Ladik’te bulunan madenler ocaklarını işleten madenciler,  İlçe Özel İdare Müdürlüğü kayıtları ile Amasya Beyazıt Kütüphanesi kaynaklarına istinaden hazırlanmıştır.

MADENLER :

 1-TURBA ( TORF ) :  

Turba Frankça’dan alınan bir kelime olup Almanca’da torf, İngilizce’de turf, Fransızca’da ise tourbe olarak bilinmekte, kelime anlamı ise toprak yakıt olarak nitelendirilmektedir. Sürekli bir yer altı su örtüsü bulunan, su sever bitki artıkları ve köklerinin ( özellikle sphagnumlar ) oluşturduğu tam çözünmemiş organik maddenin birikmesiyle meydana gelen hidromorf topraktır. Az çok kömürleşmiş bitki kalıntılarından oluşan, siyaha yakın renkte, hafif, süngerimsi fosil kömür anlamını taşır.

            Turbanın yoğun olarak Kafkasya’da ve Sibirya’da bulunması; buralarda yakıt olarak kullanılmasını sağlamıştır. Yakıt olarak düşük kalori ve düşük verimlidir. Daha sonradan turba bünyesindeki organik ve mineral katkılar ile süngerimsi yapısı nedeniyle su tutma özelliği anlaşılmış olup gübre ve çiçek-sera toprağı olarak kullanılmaya başlanılmıştır.Turba 20.YY.da sadece toprakları deniz seviyesi altında olan Hollanda tarafından üretilmekte ve pazar olarakda İsrail’e satılmakta idi. İsrail almış olduğu turba ile topraklarını mineral olarak güçlendirmesi yanında su tutucu özelliği sayesinde verimi sağlamış, zirai üretimde reform yapmıştır. Hatta ülkenin iklimi dahi değişmiştir. Şöyle ki, turba alımından sonra düzenlediği narenciye bahçeleri sayesinde dünyanın en büyük narenciye üreticisi olmuş, başta Türkiye olmak üzere tüm Akdeniz ülkelerinden daha fazla narenciye üretimini gerçekleştirmiştir.  Bu durum siyasi boyuta da yansımış olup, 1970’li yılların sonunda Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından İsrail’in ürettiği portakallara siyanür enjekte edilerek mevcut pazarın sabote edilmesine gidilmiştir.

            Görülmektedir ki günümüzde turba doğal gübre ve sera toprağı olarak çok değerli bir madendir. 21.YY.da başta Sovyetler Birliği olmak üzere bir çok ülkede turba üretimi yapılmaktadır.

            Turbanın oluşumu için çok zengin bitki örtüsü ve bu örtünün dökülmesiyle oluşan katman ile bu katmanın kömürleşmesini sağlayacak uzun yıllar gerekmektedir. Türkiye’de turba 1990-1993 yıllarında Bolu Yeniçağ’da eski göl yatağında üretilmiş ancak daha sonra alımı yasaklanmıştır.

            Ladik ilçesindeki turbanın gelişmesi ise şöyledir : Ladik gölü yatağı hiçbir yere akıntı vermeden çevresindeki derelerle beslene gelmiştir. 7 Ocak 1648 tarihli Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde  bu konuya da değinilmiştir. Bu özelliği sayesinde uzun yıllardan beri bitki örtüsü çok zengin olarak bulunurken 1976 yılında ilk regülatör yapılarak göl seviyesi yükseltilmiş, 1986 yılında 2. bir düzenleme ile göl seviyesi şu anki duruma getirilmiştir. Turba Ladik gölünün 1976 yılında yapılan çalışma öncesindeki yatağında mevcut bulunmaktadır.1989 yılında Ege Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Özcan Seçmen başkanlığında Uz.Dr. Erkuter Leblebici ve İlçe Özel İdare Müdürü Osman Nuri Bulut tarafından bir araştırma yapılarak Ladik gölü bitki örtüsü incelenmiş, 102 çeşit bitki olduğu tespit edilmiş ve bitki numuneleri karteks edilerek Ladik Gölü ile ilgili veri oluşturmak üzere Ege Üniversitesi yetkililerine teslim edilmiştir. Ladik Gölündeki zengin 102 çeşit bitkinin uzun yıllar çökeltisiyle oluşan turba tabakası eski göl yatağında bulunmasına rağmen, göl seviyesinin eski kotundan 4 metre kadar yükseltilmesi ve ilkbahar ayları içinde göl seviyesinin yükselmesiyle tabanda oluşan basıncın artması nedeniyle parçalar halinde koparak su üzerine çıkmakta, esen rüzgar ile göl kıyılarına ulaşmakta, yaz aylarında sulama amaçlı olarak göl regülatöründen su salınması ile su seviyesi düşmekte, kıyılara ulaşan turba kitlelerinin çekilen sular neticesinde göl kıyısında ve suların çekildiği toprak bölgede kalmasını sağlamaktadır. Bu durum her yıl periyodik olarak yinelenmektedir. Dünyada doğal yollarla turbanın yatağından bu şekilde ulaşması çok ender bir durumdur. Görülmektedir ki;  Ladik Gölü’nde turba üretimi için çok ekipman ve makine gerekmemekte, ayrıca göl alanı içerisinden doğal yollarla kenara gelen turbanın işlenmesi ise ekolojik dengeye etki etmemektedir. Turbanın doğal yollardan tabandan koparak kenara ulaşma öyküsü 1986 yılından yani gölün su seviyesinin son yükseltilme tarihinden itibaren olmaktadır.

            Ladik gölünün turbasının analizi yapılmamış olup, Türkiye’de diğer turba üretim alanlarında da analizi yapılan turba tipi bulunmamaktadır. Çünkü organik olan bu madeni oluşturacak bitki örtüsü her sahada ayrı ayrıdır. Ancak 1991 yılında Emlak Bankası tarafından İstanbul Bahçeşehir’e yaptırılan toplu konutların çevre düzenlemesi yapılırken ihtiyaç duyulan turbanın Hollanda’dan getirttirildiği  öğrenilmiş ve Türkiye’de o dönem turba madeni bulunmadığı bilindiğinden Ladik Özel İdare Müdürlüğü tarafından Ladik gölünde turbanın olabileceği tespit edilmiş, çevre düzenlemesi yapan firma ile diyoloğa geçilerek numune olarak Ladik Gölü turbası kullanılması istenilmiş, firmaya numune turba gönderilerek Bahçeşehir’de uygulamaya tabi tutulmuştur. Buradan alınan bilgiden turbanın tuz oranının biraz yüksek olduğu tespit edilerek, mil katılmak suretiyle hem mineral yönünden zenginleşmesinin hem de tuz oranının düşmesinin sağlanmasın yararlı olacağı kanaatine varılmıştır. Ayrıca Ladik gölü turba rezervi şu güne kadar tespit edilmemesine rağmen milyonlarca ton olacağı görülmektedir.

            Turba günümüzde çiçek toprağı, sera toprağı, çevre düzenlenmesi ve peyzaj işlerinin vazgeçilmezi olması yanında, futbol sahaları ile golf sahası gibi diğer çim sahalarının ana yapım malzemesidir.

            Ladik gölünde turbanın işlenmesi için bir traktör toplayıcı ve yükleyicisi,1 damperli traktör veya kamyon taşıyıcı, 1 turba parçalayıcısı (patoz), 1 paketleme ünitesine ihtiyaç duyulmaktadır. 

 2- KUVARSİT ( SiO2 ) : 

           Ladik ilçesinde arkoz-subarkoz-kuvarsit geçişli maden bol miktarda bulunmakta olup, tümü kuvarsit olarak tanımlanmaktadır. İlçede ilk kuvarsit tespit çalışmaları 18.05.1992 tarihinde İlçe Özel İdare Müdürlüğü tarafından başlatılmıştır. Ladik İlçesi Ağcakaya Köyü Yarımca Mezrası doğusunda Saraydüzü mevkiinde MTA.teknik elemanları ile kuyular açılıp numuneler MTA.Çorum etüt kampına, oradan da Ankara’ya iletilerek analizler yapılmıştır.Bu bölgede SiO2 oranı doğada % 92 olarak belirlenmiştir. Alınan numunelerin analiz raporu ise şöyledir :

 

SiO2

%  92.60

Al2O3

%  4.80

Fe2O3

%  0.28

A.Za

%  0.40

CaO

%  Eser

MgO

%  0.036

Na2O

%  0.03

K2O

%  1.01

 

           Daha sonraki yıllarda özel sektör tarafından bir çok sahada çalışma yapılmış olup, bu sahalarda SiO2 oranının % 99’a kadar ulaştığı duyumu alınmıştır. Bu oran göz önüne alındığında kuvarsit olarak Türkiye’nin en kaliteli kuvarsiti Ladik ilçesinde bulunmaktadır.

            Ladik İlçesinin Gürün, Eynekaraca, Kuyucak, Derinöz, Söğütlü, Tüfekçidere, Akyar, Büyükkızoğlu, Küçükkızoğlu, Çakırgümüş, Yukarıgölyazı, Aşağıgölyazı, Bolat, Hamit köyleri sınırlarını kapsayan alanda kuvarsit bol miktarda bulunmasına rağmen İlçe genelinin % 50’sinde kuvarsite rastlanılmaktadır.

            Kuvarsitin ( SiO2 ) sertliği 7, özgül ağırlığı 2,65, ergime ısısı 2.000o olması yanında genleşme katsayısının çok düşük olması, kimyasal etkenlere karşı iyi bir direnç göstermesi, yalıtıcı özellikler taşıması ve mor ötesi ışınlara karşı yüksek geçirgenlik göstermesi nedeniyle ; laboratuar aygıtları ile cıva buharlı ampul yapımında, cam sanayiinde, ilaç yapımında nem çekici olarak bir çok preparatın bileşimine girer ve emülsiyonlara jel özelliği vermede, ortopedide alçıların sertleştirilmesinde, camcılık ve optik sanayiinde, metalürji bileşiklerinin üretiminde, hassas saatlerde, elektrik geçirgenliği olmadığından transistorlar, rezistans ve trafolarda, sentetik üretiminde, metalürji fırınlarının kaplanmasında, fayans yapıştırıcı (fayser), hazır sıva, boya sanayi ile inşaat sektörünün her alanında, yalıtımlı hafif yapı malzemesi (ytong) ile prefabrike malzeme yapımında, ateş ve yüksek fırın tuğlası yapımında, bakır ve demir çelik sanayiinde süzme işlemlerinde, döküm sanayiinde, yani her türlü üretimde izolatör veya katman olarak kullanılmaktadır.

            Ladik  İlçesinde Ayvalısokağı köyü sınırları içerisinde Kireçlik mevkiinde kuvarsit işletilmekte olup, Suluova ilçesinde bulunan fayser yapım fabrikasına gönderilmektedir.

  3- LİNYİT :

            Bileşiminde % 60 ile 73 oranında karbon bulunan kahverengi veya siyah fosil kömürdür. Bileşiminde yüksek oranda su (ortalama % 20 ile 60‘ın üzerinde) ve uçucu maddeler ( % 15’ten fazla, hatta % 60’ın üzerinde) bulunmaktadır.Isı değerleri kilogram başına 7.000 kaloriye ulaşmaz. Genellikle 1 ton linyitin 0,3 ton taş kömürle eş değerli olduğu kabul edilir. Bu özellikleri, bir çok linyit yatağının neden işletilmediğini ve hala bazı ülkelerde linyit rezervlerinin değerlendirilmediğini açıklamaktadır.Yatakların az derinde oluşu ve üzerlerindeki katmanların kolayca kaldırılabilmesi linyit yataklarının açık havada işletilmesine imkan verir. Bu şartlar taş kömüre oranla linyitin maliyetini düşürür ve iktisadi alanda linyit üretimini de çekici hale getirmektedir.

            Ladik İlçesinde Ayvalısokağı, Hamamayağı köyleri sınırları içerisinde linyit yatakları bulunmaktadır. Ayvalısokağı köyünde işletilen linyitin çıkışta 2.500 kalori olduğu, normal kurumada bu oranın 4.500 kaloriye kadar yükseldiği, tesis kurulup teknolojik olarak kurutma yapılması halinde 6.000 kaloriye ulaşılacağı, rezervin 35 milyon ton civarında olduğu ve saha hakkında MTA. raporu bulunduğu bilinmektedir.

                        Yine Ladik ilçesinin güneyinde Yayla mevkiinden başlayarak Soğanlı köyüne kadar linyit yataklarının olduğu tespit edilmiştir. Firekgözü  altında ve Büyükkızoğlu yaylası mevkiinde linyite ulaşılmış olup, işletilen Ayvalısokağı mevkiindeki linyitten daha kaliteli olduğu normal kurumada 5.000 kaloriyi geçebileceği görülmüştür.  

           Ladik ilçesinin kuzey doğusunda bulunan Karaaptal ve Alıçlı köylerinin bulunduğu alanda da linyit yataklarının bulunduğu söylenmektedir.Ancak  bu konu ile ilgili MTA veya başka bir kurum araştırması ile herhangi bir madenci tarafından bilgilendirilme yapılmamıştır.

            Yakıt olarak kalorisinin düşük olması yanında uçucu madde bakımından zengin olması, linyitin kimya sanayiinin başlıca hammaddesi haline gelmesini sağlamıştır. Yeni teknoloji linyitten kok kömürü yapmak ve dökme demir sanayiinde linyitten yararlanmak imkanını yaratmıştır.,

            Ladik İlçesi Ayvalısokağı köyünde linyit işletilmektedir.

 4- KİL  :

             Suyla ıslatıldığı zaman işlenebilen ve pişmeyle sertleşebilecek az yada çok plastik bir hamur oluşturan genellikle gevşek (balçık) tortul kayaçtır.

             Ladik ilçesinde Ayvalısokağı ve Hamamayağı köyleri hudutlarında bulunan linyit yatakları üzerinde 2,5 metrelik katman olarak ve Akpınar mevkiinde bol miktarda bulunmaktadır. Ancak bölgesel halde analiz raporu bulunmamaktadır. 

           Kil ; seramik yapımında, çanak, çömlek, vazo, tuğla yapımında, çimento üretiminde, sanayii de kimi özel killer dokumaların ve derilerin yağını (yüzde tutan lekeci killeri), greslerin ve yağların rengini gidermede, izolasyonda, deterjan sanayiinde, petrol arıtmada, boyaları ve kauçukları pekiştirmede ve kimi ilaçların hazırlanmasında, su depoları ve kaptajların, akışkanın akışmazlığını ve çeperlerin geçici olarak takviye edilmesini sağlamada, kuyu açma çamuru olarak da yararlanılır. 

           Ladik ilçesi Akpınar mevkiinde Ladik Çimento fabrikasınca kil işletilmektedir.

 5- KALKER  :

            Kelime anlamı Kireçtaşı olup, temel bileşeni kalsiyum karbonat (CaCO3) olan ve soğuk seyreltik asitte fokurdamasıyla ayırt edilen tortul kayaçtır. Yoğunluğu 2,6 ile 2,7 arasında değişir ve karbondioksitli suda hafifçe çözülür. Demirin asitsel cevherlerini işlemede iyi bir cüruf hazırlamak için eritici olarak kullanılır. Kalker yüksek fırında cevherlerden başlayarak dökme demir hazırlamada eritici ve arıtıcı olarak kullanılır, yüksek fırınlarda kalker karbondioksit ve kirece ayrışarak cüruf oluşturmayı sağlar, çimento sanayiinde kullanılır, binalarda kaplama malzemesi ve dolgu malzemesi olarak kullanılır. 

           Ladik İlçesinde kalker, İlçenin güney ve kuzey tarafında bulunan dağların tamamında bulunmaktadır. İskaniye Mahallesinde çimento fabrikasınca kalker işletilmektedir.

 6-BARİT ( BaSO4) :

            Tabi baryum sülfat ortorombik sistemde kristalleşir, yoğunluğu (4,70’e eşit...) yüksektir. Maden cevherinde bol miktarda bulunur. Tepeli baritin horoz ibiğine benzer ve haçımsı kristallerin birleşmesinden meydana gelir. Barit boyacılıkta özellikle katkı maddesi olarak kullanılır. Petrol sanayiinde ise kuyu açma çamurunu ağırlaştırılmada yararlanılır.

           Ladik ilçesinde Yenicami Mahallesi Değirmenler mevkiinde barit yatakları tespit edilmiştir.

6-BOKSİT :

           Özellikle hidratlı alümin ve demir oksidin değişik oranda karışımından oluşan tortul kayaçtır. Alüminyumun ana cevheri boksittir. Boksit, rengi kremle kırmızı arasında değişen genellikle kırılgan bir kayaçtır. Boksit, boehmit, diaspor yada gibbsit biçiminde ve % 40’ı aşan oranda Al2O3 içerir. Beyaz oksitte % 2-4  kırmızı oksitte de % 25 oranında demir oksit bulunur. Boksit, nemli ve sıcak iklimde silis, alkali ve toprak-alkali iyonların yıkanmasını kolaylaştıran toprak oluşum süreçleri sonunda silikatlı kayaçlardan oluşur.Boksitten, alüminyum metalürjisinin temelini oluşturan arı alümin elde edilir. Boksit kavrulursa ateşe çok dayanıklı bir gereç oluşturur ve ancak 2050o C.da erir. Bu mineral tek başına olduğu kadar erimezliğini artıran kille karıştırılarak kurşun fırınlarında kullanılır. Petrolü arıtmada boksit kullanımı da giderek artış göstermektedir. Petrol koku, kireçtaşı ve boksit karışımı elektrik fırınında eritilerek erimiş çimento elde edilir. Bu çimento portland çimentosundan hem daha çabuk donar, hem de deniz suyuna karşı dayanıklıdır.

           1900’de 88.000 t olan dünya boksit üretimi, 1920’de 810.000 t’a yükseldi ve 1939’da 3 Mt’un üstüne çıktı.1950’de 8 Mt’a, 1960’ta 27 Mt’a ulaştı. 1970’te 60 Mt’u buldu. 1989’da 105 Mt’u aştı. Dünya Boksit üretiminin % 75,5’ten çoğu tropikal ülkelerden çıkarılır. Kuzey Queesland’daki boksit yataklarını ilk kez 1955’te üretime açan Avustralya, bugün 38,4 Mt’un üzerinde boksit üretmektedir. Bu üretim tek başına, 1940-1975 arasında üstünlüğü elinde tutan Tropikal Amerika’nın boksit üretiminin üstündedir. 1952’den bu yana işletilen Orta Jamaika ocaklarındaki boksit üretimi, 15 Mt’dan 9,4 Mt’a düşmesine rağmen, daha önce işletmeye açılmış Surinam ( 3,4 Mt ) ve Guyana’daki ( 1,4 Mt ) ocaklara oranla çok yüksektir. Brezilya, Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin üretimi daha azdır. Zenci Afrika’nın boksit üretimi 18 Mt’dur ve hemen hemen tümü Gine’de elde edilir. Tropikal Asya’nın ( Hindistan, Endonezya ve Malezya yarım adası ) üretimi 4,6 Mt’dur. İlk boksit ocaklarını işletmeye açan sanayileşmiş ülkelerdeki cevher üretimi, 23,4 Mt’un biraz üstüne çıkar. Fransa’da boksit üretimi sürekli düşerken (550 bin ton ), Güneydoğu Avrupa’da ( Macaristan sırtı, Orta Yunanistan vb. ) belirli bir üretim düzeyi korunmaktadır. Dünya boksit rezervinin ( 23, Mt ) 17,5 Mt’u Gine ( 8 Mt ), Avustralya ( 5 Mt ), Brezilya ( 3 Mt ), Jamaika ( 1,5 Mt ), gibi ülkelerdedir. Rusya Federasyonu özellikle Doğu Sibirya’da nefelin üretir. Sanayileşmiş ülkeler, özellikle Amerika Kanada ( bu ülkelerin boksit üretimi yok denecek kadar azdır), Japonya ve Avrupa ( başta Almanya ve Norveç ) büyük oranda boksit ( ya da kimi zaman Alümin ) dış alımı yapar.

          Dünyada her zaman konjonktürü yüksek olan boksit Ladik İlçesinde Yenicami Mahallesi Kalealtı mevkiinde bulunmaktadır.

8- MAGNEZYUM ( Mg ):

           1,7 Yoğunluğunda 6500 C’de eriyen, 12000 C’de kaynayan gümüş beyazlığında bir katıdır. Makine yapımında kullanılan alışılagelmiş metallerin en hafifidir. Magnezyum indirge niteliklerinden dolayı özel metallerin metalürjisinde (Magnezotermi ) kullanılır. Yükseltgen ve kükürt giderici etkisi nedeniyle bakır ve bakırlı alaşımların dökümcülüğünde, küresel grafit oluşumunu sağlaması bakımından çelik ve dökme demir metalürjisinde yararlanılır. Bu uygulamalarda arı olarak yada alüminyum, bakır, nikel, silisyum gibi elementlerle alaşım halinde kullanılır. Toz yada çok ince şerit durumunda kolayca tutuştuğundan aydınlatma fişekleri ile flaş  yapımında kullanılır. Öte yandan mekanik özelliklerini geliştirdiği ve korozyona karşı yüksek bir direnç sağladığı için alüminyum ağırlıklı pek çok alaşımın birleşimine girer. Ayrıca toprak altında kalan çelik yapıların ( boru hattı vb. ) katodik korunmasında tükenen anot olarak kullanılır. Yoğunluğu 2’den düşük olan magnezyum ağırlıklı alaşımların ağırlık azaltmanın büyük önem taşıdığı sanayilerde ( Havacılık, uzay havacılığı, taşımacılık, taşınabilir takımlar vb. ) yaygın bir kullanımı vardır. Magnezyum alaşımlarından, kalıba döküldüğünde piston, karter, çark vb. yapımında ; hatdelendiği, döğüldüğü yada preste çekildiğinde pervane ve uçak kanatlarını kaplamada kullanılan saçların üretiminde yararlanılır, fotogravürde, kitap kapaklarını süsleyen yaldız plakaların hazırlanmasında, tarımda gübre yapımında, tıpta ilaç yapımında ve daha bir çok alanlarda kullanılır.     

           Ladik İlçesinde magnezyum Saray Mahallesi Fındıklı mevkiinde bulunmaktadır.

9- MANGANEZ ( Mn ) :

           Demirle benzerlikler gösteren 7,43 yoğunluğunda 12440 C’de erime, 19620 C’da kaynama özelliği olan daha çok alaşım halinde kullanılan geçiş metalleri grubunda bir metaldir. Manganezin metal olarak herhangi bir kullanımı yoktur. Özellikle demirli ve bakırlı alaşımların üretiminde, ferromanganez yada spiegel alaşımları halinde yüksek fırında dökme demirin kükürtünü gidermede, ayrıca dökme demirin konverter yada elektrik fırınında çeliğe dönüştürülmresi sırasında çelikten kükürdü uzaklaştırmada kullanılır. Alüminyum metalürjisinde, eczacılıkta, gübre sanayiinde kullanılmaktadır.

           Ladik İlçesinde manganez  Ayvalısokağı köyünde kömür yatakları yanında bulunmaktadır.

10- PUZOLAN  :

           Trakitli akıntılarla birlikte bulunan, gözenekli yapıda, silisli doğal püskürük kayaçtır. Isı ve ses yalıtımındaki üstün özellikleri nedeniyle inşaatlarda aranan bir malzemedir. Puzolan, iki bölme arasını doldurmada, özel beton üretiminde agrega olarak  boyutları 40 ile 80 mm arasında değişen taneler halinde kırıldıktan sonra bakteri yataklarını doldurmada kullanılır. Yapay puzolan, silis, alümin, demir oksitten oluşan ve ısıl bir işlemden geçirilerek puzolan özellikleri kazandırılan bir maddedir. ( termik santrallerin külleri kimileri tarafından yapay puzolanlar olarak kabul edilir.) Cüruflu puzolan çimentosu, Portland klinkerini, taşkömürünün uçucu küllerini ve cürufunu homojenleştirdikten sonra belirli oranlarda karıştırılarak elde edilen çimentosudur.Çimento sanayiinde ana hammadde olarak kullanılır, halk dilinde trans taşı olarak tabir edilir.

           Ladik İlçesinde puzolan Ahmetsaray Köyü Çal mevkiinde bulunmakta ve Ladik Çimento Fabrikasına verilerek işletilmektedir.                             

11- MERMER  :

             Başkalaşıma uğramış kireçtaşı, dolomit yada dolomitik kayaçlardır. Kireçtaşı yada dolomitlerin başkalaşıma uğraması – genel yada yerel başkalaşım sonucu oluşan mermer, yer yuvarının her düzeyinde bulunabilen ağır ve sert bir kayaçtır. Rengi ve damarlı yapısı, ilksel kayacın içerdiği zengin metal oksitlere yada killi düzeylere bağlıdır.

            Ladik İlçesinde Budakdere köyü kuzey batısında  Trabzon bordrosu tabir edilen cinste mermer yatağı bulunmaktadır.

SONUÇ  :

          Ladik İlçesi maden açısından  zengin bir konuma sahiptir. Turba, kuvarsit, linyit, puzolan ve boksit büyük önem arz etmektedir. Yakut ve safir gibi değerli madenler boksit ocaklarında bulunmasına rağmen Ayvalısokağı köyü civarında elmas madeni olduğu ihbarıda alınmış bulunmaktadır. Ancak ihbarı doğrulayacak herhangi bir verinin henüz bulunmayışı raporda değerlendirilemeye tabi tutulmamıştır.

               KAYNAKÇA :

 1-     Ladik Özel İdare Müdürlüğü Kayıtları

2-     Jeomorfolog-Jeolog İsmet ÜLKER “Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kaplıca Planlaması” ( Kültür ve Turizm Bakanlığı Çağdaş Kültür Eserleri Dizisi No : 1006/129 Eylül, l9888- Ankara)