|
LADİK’İM
Güzel Ladik’i tanıtayım size,
Orta Karadeniz’de şirin bir kaza.
Akdağ eteğinde kurulu bir düze,
Doyulur mu sana canım Ladik’im.
Güneyinde Akdağ’a yaslanır,
Yaylasında sürüleri beslenir.
Ezanları biri birine seslenir,
Doyulurmu sana canım Ladik’im?
Akpınar,yurda duyurdu adını,
Tembellik bilmez erkeği,kadını.
Havası,suyuyla bulursun tadını,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
İçinde yatar evliya Seyitahmet,
Ziyaret eden bulur huzur,rahmet.
Allah’ım vermesiz sıkıntı,zahmet,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
Doğuda gölün,batıda kaplıcan,
Şifa bulur suyuna giren her can.
Ormanlarla örtülüdür dört bir yan,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
Ovasında yetişir buğdayla,mısır,
Gölün kamışından dokunur hasır.
Her güzelde elbet bulunur kusur,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
Yazları kahrı çekilir Akdağ’ın,
Emsali bulunmaz yoğurdun,yağın.
Dostluğu arttırır kardeşlik bağın,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
İçilir Akdağın nur gibi suyu,
Gelen hissedermiş amber kokuyu.
Değişmemiş insanların huyu,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
Bahattin doymaz Ladik’in yazına,
Gölündeki
ördeğine kazına.
Gelip yaşayanlar varır hazına,
Doyulur mu sana canım Ladik’im?
BAHATTİN
ULUÇINAR
|