..:: MENÜ ::..
Anasayfa
Kaymakam
Kurumlar
Ladik
Köyler
Resim Galerisi
Şehitler
Ladik'te Yetişen Türk Büyükleri
Linkler
Faaliyetler
E- mail
Webmaster

 
..:: MUHTELİF ::..
Mevzuat
Deprem Bilgileri
Coğrafya ve İklimi
Telefon Rehberi
Kültür- Tabiat Varlıkları ve Turizm
Mani ve Şiirler
 
 
 

 

     
 

  

        ŞİİR VE MANİLER

 

 

Lâdikli Emekli Öğretmen-Şair Bahattin ULUÇINAR köy düğünleri geleneğini aşağıdaki şiirinde şöyle anlatmıştır:

Nişan için şerbetler içilirdi.

Kahya, yiğitbaşılar seçilirdi.

Yapılacak ölçüp biçilirdi.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Yiğitbaşı davulcuya giderdi.

Kahya köy düğünlerinde liderdi.

Yapacakları takip ederdi.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Düğün evine odunlar gelirdi.

Düğün sahibi hediye verirdi.

Köy halkı bunu bir görev bilirdi.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Gençler dibekte buğday döverlerdi.

Davulla etrafında dönerlerdi.

Misafirleri evlere bölerlerdi.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Damat yunakta banyo yapardı,

Soğuk su koyunca, soluk sapardı.

Gençler başından şapkayı kapardı.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Gençler güreşir, horoza koşardı.

Köçek oynar, bütün köylü coşardı.

Mutluluklar sokaklara taşardı.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde


Başka bir şiirinde de köy düğünlerini bizlere şöyle anlatmıştır.


Konaklı düğünlerde yenirdi kazlar,

Birliğe, dostluğa çalardı sazlar,

Türküler maniler söylerdi kızlar.

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Atlarla getirirlerdi gelini,

Alırlardı attan tutup belini

Kimse göremezdi bir tek telini

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Hocalar gelip yapardı duayı,

Dualarla kurardı yuvayı,

Düğüne gelmeyen alır havayı,

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Bu düğünleri unutamam kolay,

Düğüncüler gelirdi alay alay,

Gençler beraberce  çekerdi halay,

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

Bahattin der, düğünde vardı şenlik,

Yoktu hiçbir kimsede senlik benlik,

Yardım için halkta olurdu birlik,

Kardeşlik dolu köy düğünlerinde.

 

                             Bahattin ULUÇINAR

 


Kız evinde kına yakma sırasında gelini ve yakınlarını ağlatmak için aşağıdaki gibi çeşitli maniler söylenir.    

Gelin:                                                               

Esvap yuduğum ak taşlar,

Yiyip içtiğim gardaşlar,

Gölgelendiğim ağaçlar,

 

Şen babam evin şen olsun

Ben gidiyorum haberin olsun

 

Büyük evin büyük kızı

Mahallelerin tadı tuzu

Anasının biricik kızı

 

Şen babam evin şen olsun

Ben gidiyorum evin şen olsun.

 

Elimi soktum dastara*

Elimi kestin ustura

Mevlam şirinlik göstere

 

Şen babam evin şen olsun

Ben gidiyorum evin şen olsun

 

Annesi:

Büyük evde büyüttüğüm

Küçük evde yürüttüğüm

Babasız gelin ettiğim

 

Ağlaşalım eşin kızlar

Yareli yoldaşım kızlar

 

Sütlü koyunum geç gelir

Akşama gardaşım aç gelir

Ellerin sözü güç gelir

 

Ağlaşalım eşin kızlar

Yareli yoldaşım kızlar.

 

Kağıt içinde kınası

Hani bu kızın anası

Gelsin kızına ağlasın

 

Ağlaşalım eşin kızlar

Yareli yoldaşım kızlar


Ramazan ayında da değişik maniler söylenir.

Örnek  Ramazan Manileri:

 

Baklava,baklava

Terecciden saklama

El kayısı, kayısı !

Dibine düşmüş iyisi. 

Yağ olmazsa, bal olsun            

Kadir geceler, sağ olsun!,

Koşa koşa, koş derelerden

Büyüsün , büyüsün.

 

Yeni Cami minâresi,

 Seksen yerden penceresi,

Hanım abla,uykuya dalmış,

Yandı pilav tenceresi

 

Tak tuk, tak tuk !

Kapıdan  baktık.

Gönderin hanımlar, gönderin !

Yağdan yumurtadan, paradan puldan, gönderin !

Bu aradan sonra biraz beklenir;evden kapı açılıp bir şeyler verilirse,alıp bir başka kapıya gidilir.Yok, hane sahibi evde olup da, kapıyı açmazsa, aşağıdaki maniyi hep bir ağızdan söyleyip uzaklaşırlar.

Ayran mıdır, su mudur ?

Cingan evi bu mudur ?


İlçede söylenen diğer maniler şunlardır.

Mani mani, maniye kelam

Benden yarime selam.

Küsme, darılma yarim.

Ben senin olayım.

 

“Ak tülbent yusun.” demiş,

“Yusun, kurutsun.” demiş,

“Bu yıl alamıyorum,

Seneye dursun.” demiş.

 

Hava havalanıyor

Hava bulutlanıyor.

Benim sevdiğim oğlan

Yeni bıyıklanıyor.

 

Samsun yolu dolaşık

Çay takımı bulaşık

Gözlerime baksana,

Hem sevdalı hem aşık.

 

Kiremitten su damlar

Bir kız verin adamlar

Bir kız bana çok mudur?

Mahallemizde yok mudur?

 

Ay doğdu mu doğdu mu?

Yıldız tamam oldu mu?

Götürdünüz yarimi

Taburunuz doldu mu?

 

Irmak kıyısı yılgın

Üç yiğit bana vurgun

İkisi şöyle böyle

Birisi boyuma uygun.

 

Çarşıdan aldım elek

Sırtıma giydim yelek

Kalmadı şu gönlümde

Senden başka bir dilek

 


Tepede ot yolarım

Parmağıma dolarım

Çok konuşma kaynana

Saçlarını yolarım.

 

Martinimi yağladım.

Omuzuma bağladım.

Yardam ayrı düşünce,

Hüngür hüngür ağladım.

 

İbrik suya dalınca

Dalıp içi dolunca

İnsana ölüm mü olur?

Sevdiğine varınca.

 

Altın ibrik doldurdum

Doldu diye kaldırdım

Ben o yarin yoluna

Gül benzimi soldurdum.

 

Yeşil örme örmeyeyim

Yar, acını görmeyeyim

Senden başka seversem

Muradıma ermeyeyim.

 

Atımın başlığı yok

Gönlümün hoşluğu yok

Ben dilberi sevemem

Cebimin harçlığı yok.

 

A kara kız kara kız

Saçlarını tara kız

Gönlüm uçtu yuvadan

Perçeminde ara kız.

 

Mani benim ezberim.

Kan ağlıyor gözlerim

Ben o yarin yolunda

Ölene dek beklerim.

     
       






















 

                                                   


1024x768 piksel çözünürlük önerilir.

© T.C. Ladik  Kaymakamlığı

Mart 2006