|
Amasya Kayserlerinden* “Havik” denilen zat yaptırmıştır. Çeşitli kimseler eline geçtikten sonra, Danişmentliler den Melik Gazi gelip burayı fetheder. Kumandanlarından Selman Han: “Sancağı kale üzerine dikmeyelim” der. Melik Gazi: “Lâ! (Hayır) Dik sancağı”der. Bunun üzerine, bu konuşma kalenin ismi olur: “Lâdik şehri kalesi” derler. Osmanlı vilayetlerinde üç Lâdik vardır. Biri Konya Lâdik’idir;ki, isyancıların zulmünden gelişemeyerek hâlâ bir kasabacık halinde kalmıştır. Biri de Van eyaletinde Kör Lâdik sancağıdır. Diğeri de bu Amasya Lâdik’idir. Burası Allah’a vakfolduğu için harap olmamıştır. Yıldırım Bayezid Han Amasya kalesini fethettiği zaman, bu Lâdik kalesi de karşı koymadan Timürtaş Paşa’ya teslim olmuştur. Beyazıt Han, kalenin anahtarları kendisine teslim edildiğinde Lâdik ahalisi için “Refah üzere mutluluk içerisinde uzun yaşayalar;” diye hayır duası etmiştir.Hâlâ bu hayır duası sebebiyle bütün ahalisi uzun ömürlü,zevk ehli,salih insanlardır. Şehzade Bayezid-i Veli Amasya’da mutasarrıf iken, her sene altı ay gelip bu kasabada yaylanırdı. Bu yüzden şehirde güzel bir has bahçe inşa edip bırakmıştır; ki,hâlâ bostan ustası, kırk adet bostancı hademeleri ve korucuları vardır. Çayırı, Büyük Mirahor Ağa tarafından muhafaza olunur. Lâdik şehri Merhum Sultan Ahmet Han validesi Bülbül Hatun’un vakfı olup, halkı vergiden muaftır. Sivas eyaleti valisi tarafından bile bu şehre kimse gönderilmez ve müdahale ettirilmez. Kadısı üç yüz akçe payeli, seçkin kazadır. Kadıya senelik altı kese gelir getirir. Şehrin bütün ahalisi şer’i şerife itaat eder insanlardır. Şeyhülislamı, nakibül eşrafı, bilginleri ve eşrafı vardır. Sipahi kethüda yeri, yeniçeri serdarı, şehir naibi ve muhtesibi**, kapan emini, gölcük emini vardır. Kalesi, şehrin güneyinde göğe yükselmiş, eski yapı küçük bir kaledir. İçinde imareti olmadığından dizdarı ve kale neferleri de yoktur. Ancak hünkar bahçesi ustası vardır. Bostancı neferleriyle dağları ve sair koru ormanlarını koruyup kollar. Şehir on yedi mahalledir. Meşhur mahalleleri: Velabey, Kellez, Yenicami, Tekke, Şehreküstü, Yarımca, Dağ, Polad ve Bahşi mahalleleridir. Kırkyedi mihrabı vardır. Altısında Cuma namazı kılınır. Üçü, geçmiş sultanlara ait camilerdir. Sultan Ahmet Camisi, Davud Paşa Camisi, Tekke Camisi, Şehreküstü Camisi, Kellez Camisi meşhurlarıdır. Üç bin yirmi kadar kiremitli, bağlı, bahçeli evi vardır. Yedi kadar tarikat tekkesi vardır. Meşhurları, Seyit Ahmet Tekkesi’dir. İki hamamı var. Çarşı içinde Eski Hamam ile Yeni Cami Mahallesinde Yeni Hamam’dır. Yedi hanı var: Kapan Hanı, Halim Bey Hanı, Emir Hasanoğlu Hanı, Seyit Ahmet Efendizade Ali Çelebi Hanı, Buğday Pazarında Tenk Hanı meşhurlarıdır. Davud Paşa’nın çarşı içinde gayet mükemmel bir kargir bedesteni vardırkicamisinin hayratıdır. Etrafında dört yüz kadar dükkânı vardır Şehirde kırk bir kadar vezir ve ayan sarayları vardır. Meşhurları: Osman Paşa Sarayı, İbrahim Bey Sarayı, Hacı Bey Sarayı, Hüseyin Bey Sarayı, Alay Beyi Sarayı, Mustafa Bey Sarayı vesairedir. Hususi okutma yeri yoktur. Her camiinde bilgi tartışmaları olur. Dersiamları vardır. On sekiz kadar çocuk mektebi var. İki tane aşevi var. Su ve havasının güzelliğinden güzelleri çoktur. Büyükleri kıymetli kumaşlar ve samur kürk giyerler. Beyleri, paşaları, iki yüzden fazla yüksek görevlerde bulunmuş kadı efendileri, büyük şeyhleri, iyi halli halim selim adamları vardır. Şehrin Gürcü, Türkistanlı iyi binici sipahileri, bilgi sahibi yaranı çok. Orta halli olanları tüccar ve sanat ehlidir. Çuha**, ferace*** ve kontuş giyip, çeşit çeşit akça ve gökçe giyerler. Kadınları kadife çakşır üzerine sarı çizme ve çuha ferace giyerek, beyaz yüz örtüsü tutunup, sivri diba avakçın giyer. Edeplice geçerler. Hamamdan ve ziyaretlerden başka bir yere gitme ihtimalleri yoktur. Gayet edepli, saliha ve iffetlidirler.
|
|
1024x768 piksel çözünürlük önerilir.
© T.C. Ladik
Kaymakamlığı